top of page

Özgürlük Yazarları

FREEDOM WRITERS /Özgürlük Yazarları (2007)


Genç ve idealist bir öğretmen olan Erin Gruwell’in (Hilary Swank), çete savaşlarının ve ırkçılığın tırmanışta olduğu bir dönemde göreve başladığı Woodrom Wilson Lisesi’nde, yaşamları çeşitli nedenlerden ötürü alt üst olmuş öğrencilere, birçok engeli aşarak ulaşması ve onları içine düştükleri bu girdaptan çıkartmaya çalışmasının hikâyesini anlatan bir film.


Neredeyse tamamı birer çeteye üye olan ve sadece hayatta kalmaya çalışan, her biri farklı bir öyküye sahip olan bir grup öğrenci ile mesleğine yeni başlamış idealist bir öğretmenin klişe hikâyesi gibi algılansa da, oyunculuk başarısı ve olayların gerçek bir öyküye dayanıyor olmasıyla öne çıkan bir yapıt. ‘’Long Beach’te her şey dış görünüşe bağlıdır. Latin, Asyalı ya da siyahsan evden adımını attığın anda indirilebilirsin. Bölge için savaşıyoruz, ırk, gurur ve saygı uğruna birbirimizi öldürüyoruz. ‘’

Tüm zorluklar ve engellemelere rağmen azimle ve ümitle çalışan Grumwell’in ve “Özgürlük Yazarları Vakfı”nın ilham veren gerçek hikâyesini bence herkes izlemeli.


Yerel halkın akşamları güvenlik endişesiyle balkona dahi çıkamadığı, ırkçı çetelerin her an sokak ortasında çatıştıkları Kaliforniya Long Beach’te bir lisede başlıyor hikâye. Burası prestijli bir lise iken ‘gönüllü etegrasyon projesi’ kapsamında çete üyesi öğrencilerin de kaydedilmesiyle iyi öğrencilerinin büyük çoğunluğunu kaybetmiş, silahlı çete üyesi öğrencileriyle kamplara bölünmüş hapishaneyi andıran belalı bir okul. Bu okulda, ıslah evinden yeni çıkmış, yerinin belli olması için elektronik kelepçe takan, ‘ya okula ya da askeri kampa gidersiniz’ şeklinde tercihte bulunması istendiği için zorunlu olarak okulu seçmiş öğrencilerden oluşan 203 no’lu sınıf var. Bu sınıfta Afro Amerikalılar, Beyazlar, Kamboçyalılar, Çinliler, Latin Amerikalılar yani Anglosakson-Beyaz-Protestan ABD tarafından parazit olarak görülen tüm kültürlerden öğrenciler bulunuyor. Üstelik bunların her biri de birbirine düşman çete üyeleridir.

Erin Gruwell de, sivil haklar savunucusu babasından etkilenerek büyümüş, çocukken Los Angeles isyanlarını TV’den izleyip hukuk okumak istemiş fakat o çocukları mahkeme salonunda savunmanın savaşı kaybetmek anlamına geleceğini fark ettiğinden asıl savaşın sınıfta verilmesine inanarak öğretmen olmaya karar veren sıra dışı bir idealistliğe sahip bir öğretmen. Genç ve idealist Edebiyat öğretmeni Erin Gruwell öğretmenlik mesleğine adım attığı ilk gün, öğrencilerine bildiği tüm doğruları anlatabilecek olmanın heyecanı ve mutluluğuyla bu sınıfta girer.

Grumwell’in idealistliği ve öğrencileri kazanmaya yönelik çabaları, başta babası ve ailesini ihmal etme pahasına bu çocuklarla ilgilenmesini bir türlü anlayamayan kocası olmak üzere herkes tarafından engellenmeye çalışılır. Ailesinden aldığı eleştiriler yetmiyormuş gibi bir de ‘böyle gelmiş böyle gider’ yaklaşımına sahip öğretmenler, statükocu, önyargılı ve kendini yenileyememiş öğretmenler tarafından da ‘eninde sonunda bırakıyorlar, o yüzden çok kasma, kendini yıpratma’ tarzı frenlemelerine maruz kalır. Buna bir de öğretmenlerin meslek hastalığı olan kıskançlık ve okul yönetiminin, Grumwell’in yöntemlerine olumsuz bakışı ve engellemeleri eklenince işler daha da zorlaşır. Yapmak istediği etkinliklere destek verilmediği için de iki ek iş daha yapmaya başlar.

Öğrencilerin öğretmene yaklaşımı nasıl sorusunun cevabı da öğrencilerden Eva’nın ‘’Ne yapabileceğini biliyorum. Beyaz polislerin arkadaşımı, elini cebine attı diye, vurduğunu gördüm. Beyaz polislerin sebepsiz yere sırf öyle istedikleri için babamı götürdüklerini gördüm, bunu yapabildikleri için. Yapabiliyorlar da beyaz oldukları için. O yüzden beyazlardan ilk görüşte nefret ederim.’’ cümlesidir..

Film hakkında söylenecek çok şey var ama Miep Gies adlı yazarın ‘’Hayır! Ben kahraman değilim. Yapmam gerekeni yaptım, çünkü doğrusu buydu. Hepsi bu. Hepimiz sıradan insanlarız. Sekreter, ev hanımı ya da genç… Hepimiz kendi sınırlı imkânlarımızla karanlık bir odada ufacık bir ışık yakabiliriz.’’ sözleriyle bitiriyorum. İyi seyirler dilerim.

66 görüntüleme

Comentários


Yazı: Blog2_Post
bottom of page